Arı Sütü (Royal Jelly): Kullanım Alanları ve Pazarlanma Şekilleri

Arı sütü kullanım alanları ve pazarlama

Arı sütü / Royal Jelly ile ilgili Amerikan Gıda ve Tarım Örgütü (The Food and Agriculture Organization - FAO) tarafından Royal Jelly başlığıyla yayınlanan ve 3 bölüm halinde sunduğumuz makalenin çevirisini 3. bölümünü ilginize sunuyoruz. İyi okumalar…

Arı sütü taze halde, soğutma veya dondurma dışında işlem uygulanmamış, diğer ürünlerle karıştırılmış veya başka maddelerle karıştırılarak kullanılmak üzere dondurularak kurutulmuş halde satılabilir. Taze üretim ve satış, özel bir teknolojiye ihtiyaç duyulmadığı için her büyüklükteki işletme tarafından yapılabilmektedir. İşlenmemiş haliyle, birçok gıda ve diyet takviyesinin yanı sıra ilaç benzeri ürünler veya kozmetik ürünlere de doğrudan dahil edilebilir. Daha büyük endüstriyel ölçekte kullanım için, daha kolay taşınması ve saklanması nedeniyle dondurularak kurutulmuş haliyle tercih edilir. Dondurularak kurutulmuş arı sütü, taze haliyle aynı şekilde ürünlere dahil edilebilir. Dondurularak kurutulmuş arı sütü üretimi, bir dondurarak kurutma makinesi, yeterli üretim hacmi ve hammadde veya katma değerli ürünleri için erişilebilir bir pazar için en az 10.000 ABD Doları tutarında bir yatırım gerektirir. Aşağıdaki, geçmişte arı sütünün dahil edildiği bazı katma değerli ürünleri açıklanmaktadır.

Arı sütünün varsayılan faydaları yeterince kanıtlanmadığından, reklamlarda ve ambalaj etiketlerinde yer alan ifadelerde, asılsız önerilerden kaçınmak için çok dikkatli olunmalıdır. Uzun vadede, her türlü hileli veya abartılı beyan ve iddia, örneğin bir ürünün fiyatındaki artıştan elde edilebilecek herhangi bir kısa vadeli faydadan, daha zararlıdır. Arı sütü içeren ürünlerin, içermeyen benzer ürünlerden ayırt edilmesi için özel olarak işaretlenmeli veya paketlenmelidir.

Diyet Takviyesi Olarak Arı Sütü

Arı sütü, jenerik olarak "diyet takviyeleri" olarak tanımlanan bir ürün grubuna aittir. Bunlar kalori içeriği veya zevk için değil, normal beslenmeyi eksik olabileceği maddelerle desteklemek için tüketilen ürünlerdir. Ancak gerçekte arı sütünün kullanımı, "esas" maddelerdeki yüksek içeriğiyle değil, varsayılan uyarıcı ve terapötik değeri ile bağlantılıdır. Ancak bu kategoride sınıflandırma için gerekli veriler eksik olduğundan ilaç olarak tanımlanamaz. İlaç ilan edilseydi, kullanımı tıbbi reçetelere bağlı hale gelecek ve arı sütü bazlı ürünlerin üretimi ve pazarlanması ilaç endüstrisinin alanı haline gelecekti.

Arı sütü büyük oranda kovandan toplandığı gibi satılır ve tüketilir. İşlenmemiş doğal arı sütü, üreticiler için herhangi bir özel teknoloji gerektirmediği için, değişmeyen "doğallığı" nedeniyle tüketiciler tarafından tercih edilmektedir. Tadının çok hoş olmaması tüketicileri caydırmak yerine "ilaç" imajını güçlendiriyor gibi görünmekte. Bu özel tıbbi yönü takdir etmeyenler için arı sütü biraz bal, şeker şurubu veya su ile karıştırılabilir veya kapsül şeklinde tüketilebilir.

İşlenmemiş arı sütü genellikle, örneğin 10, 15 veya 20 gram gibi bir "tedavi" süresine karşılık gelen boyutlarda küçük, koyu renkli cam şişelerde paketlenir. Genellikle küçük bir plastik spatula, 250 - 500 mg'lık "doğru" dozaj için ürünün yanına eklenir. Özel izotermal ambalaj (genellikle kalıplanmış bir polistiren kutu) bazen ürünün daha da değerli görünmesini sağlamak ve belki de sıcaklık dalgalanmalarından korumak için kullanılır. Geçmişte İtalya'da özel cam şırıngalarda satılarak daha hassas dozajlar ve oksidasyona karşı daha fazla koruma sağlanmıştır.

Üreticiler ayrıca larvaları çıkardıktan ve hücreleri mühürledikten sonra saf arı sütünü orijinal kraliçe hücrelerinde satarlar. Hücreler, başka bir balmumu kraliçe hücre kabı ile, sıvı balmumu ile veya hücrenin uçlarını birlikte sıkarak kapatılabilir. Bu şekilde hazırlanan ana arı hücreleri, küçük bir spatula ile birlikte küçük plastik kutularda veya cam kavanozlarda paketlenebilir. Bu tür ambalajların ana dezavantajı, arı sütünün iyi saklanmaması (buzdolabında iki hafta veya hemen dondurulduğunda birkaç ay) ve yalnızca üreticiden tüketiciye doğrudan satışta avantajlı olmasıdır. Öte yandan, bu tür satışlar son derece karlı olabilir ve ürünün işlenmemiş ve taze olduğundan emin olabilen tüketiciler için de çekici olabilir. Kraliçe hücrelerinin içerisindeki normal varyasyon göz önüne alındığında, net ağırlık mümkün olan en küçük miktar için verilmelidir (örn.minimum içerik 250 mg/hücre).

Yukarıdaki formlardan herhangi birinde satılan arı sütü, depolama, nakliye ve perakende mağazasında her zaman 5°C'de veya altında tutulmalıdır. Dolu kaplar buzdolabında saklanırken boş paketler sergilenmek üzere dolap dışında tutulabilir.

Gıda Ürünlerinde Katkı Olarak Arı Sütü

Balda arı sütü karışımı (% 1-3 arı sütü) muhtemelen arı sütünün bir gıda maddesi olarak kullanılmasının en yaygın yoludur. Bu ürünün avantajları arasında özel bir teknolojiye gerek olmaması ve balın arı sütündeki herhangi bir görünür değişikliği maskelemesi yer alır. Nihai ürün hoş bir tada sahiptir ve her iki ürünün de faydalı etkilerini kapsar. Karışımın bir çay kaşığı tipik olarak 100 - 300 mg arı sütü içerir, bu da en yaygın olarak tavsiye edilen arı sütü dozajı civarındadır. Ancak böyle bir karışımda arı sütünün korunması hakkında hiçbir şey bilinmemektedir. Bu nedenle buzdolabında saklanmalıdır.

Bazı Avrupa ülkelerinde arı sütü ile sıklıkla zenginleştirilen bir diğer besin de arı sütüne benzer asitliğe sahip olan ve ayrıca soğutulması gereken yoğurttur. Yoğurt, sağlık bilincine sahip tüketiciler için zaten popüler bir besindir ve genellikle arı sütü ile zenginleştirilmesi ürünü daha tercih edilir yapar. Genellikle uygulanan yüksek fiyat, ekstra üretim maliyetlerinden ziyade piyasanın hangi fiyata katlanacağını yansıtır, yani arı sütünün böyle bir ürüne kattığı piyasa değeri, arı sütünün maliyetinden ve ekstra üretim maliyetlerinden daha yüksektir.

Bazen vitamin takviyeleri ve meyve suları dondurularak kurutulmuş arı sütü ile zenginleştirilir. Arı sütü, Asya'da içeceklerde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Arı sütü ayrıca bal, şeker, reçel ve pektinden yapılmış bir jöle içinde satılmaktadır. Üretilmesi yeterince basit olmasına rağmen, bu şekilde sunulan arı sütünün dayanıklılığı veya kalıntı etkinliği hakkında hiçbir veri bulunmamaktadır.

İlaç Benzeri Ürünlerde İçerik Olarak Arı Sütü

Bu ürün kategorisi, sunum biçimleri açısından ilaçlara benzer, ancak diğer bakımlardan bu ürünler, önceki iki bölümde açıklanan diyet takviyeleri ve gıdalardan farklı değildir. Bununla birlikte, üretim ve paketleme için daha ileri teknoloji gerektirirler ve kalite kontrolünün yanı sıra ürün kararlılığı konusunda daha yüksek standartlara sahiptirler. Aynı nedenlerle, bu uygulamaların çoğunda dondurularak kurutulmuş arı sütü kullanılır. Ne yazık ki, bu ürünlerin fiyatlandırması her zaman ürünün kalitesini yansıtmaz ve çoğu aşırı pahalıdır.

İlaç benzeri formülasyonlarda arı sütü genellikle uyarıcı etkileri nedeniyle dahil edilir. Bununla birlikte, belirli sağlık sorunlarını çözmek için de kullanılır. Genellikle belirli rahatsızlıkları hafifletmek için kullanılan bileşenleri içeren çeşitli formülasyonlar mevcuttur. Daha önceki bir bölümde (Bölüm 2) açıklandığı gibi, bu tür kullanımlar için sağlam bir bilimsel temel yoktur. Bu nedenle reklamlar veya diğer popüler bilgiler çok dikkatli bir şekilde ele alınmalı ve tedavi yetkili bir doktor tarafından onaylanmadıkça arı sütü asla diğer tedavilerin yerine kullanılmamalıdır.

Arı sütü ister tek etken madde olsun, isterse başka maddelerle karıştırılsın, temel sunum biçimleri aynı kalır ve istenen uygulamalara veya tüketici tercihlerine göre uyarlanır. Dozajlar aşağıdaki yollardan herhangi biriyle sunulabilir:

  • çözücüsü ayrı paketlenmiş şekilde tek doz kuru arı sütü paketi olarak,
  • çözücülü veya çözücüsüz şekilde tablet veya kapsül formunda, tek doz karışık toz haline getirilmiş bileşenler olarak,
  • oral uygulama veya enjeksiyon için tek veya çok dozlu sıvı solüsyon olarak

Tek dozluk paketler, aktif bileşenin dozunu (arı sütü veya bileşen karışımı) tüketici tarafından kolaylıkla tüketilebilecek bir hacme getirmek için genellikle bir dolgu maddesi kullanmak zorundadır. Sadece 250 mg dondurularak kurutulmuş arı sütü içeren bir zarf çok boş görünebilir ve içerdiği toz kolayca kaybolabilir. Şeker, tuz, aromalar, sitrik asit, glisin gibi maddelerin tümü dolgu maddesi olarak işlev görebilir. Bu bileşenler, dolgu maddeleri olmanın yanı sıra, genellikle ürünü tat açısından daha hoş hale getirirler. Arı sütü ile karıştırılan ek bileşenler genellikle bitki özleri (ginseng), mayalar, polen özleri ve diğerleri gibi diğer gıda takviyeleridir.

Çoğu ambalaj, ayrı bir paket, zarf veya şişe içinde kuru fazı ve uygun bir kapta bir çözücüyü içerir. Bu ayırma, sıvı fazın (pastörizasyon veya sterilizasyon gibi) daha etkili bir şekilde işlenmesine izin vermekle kalmaz, aynı zamanda depolama ömrünü uzatır ve bu nedenle nakliye ve pazarlamayı kolaylaştırır. Bazı rafine edilmiş ambalajlar, kuru fazı, açıldıktan sonra tozu çözücüye bırakan özel bir kapak da içerir.

Tablet formundaki ana eksipiyan (ürünün etkinliğine etkisi olmayan katkı maddesi), genellikle bir pudra şekeri artı arap zamkı gibi bir bağlayıcı maddedir. Daha büyük üretim için, bazen makul fiyatlarla ikinci el olarak satın alınabilen tabletleme makineleri gereklidir. Benzer formülasyonlar için sert ve yumuşak jelatin kapsüller kullanılabilir. Sert kapsüller, küçük bir ölçekte elle veya daha endüstriyel bir düzeyde makine ile doldurulabilir. Ancak yumuşak kapsüller ve jelatin damlaları için pahalı ekipman gerektirir ve genellikle yalnızca büyük işletmeler tarafından kendileri veya sözleşme yaptıkları üçüncü şahıslar için üretilirler.

Başka bir sunum şekli, sıvı bir arı sütü çözeltisi içeren şişelerdedir. Bunların hazırlanması basittir ve taze işlenmemiş arı sütü kullanabilirler, ancak hem mikrobiyolojik aktivite, hem de arı sütünün uzun vadeli stabilitesi açısından koruma sorunları vardır. Biraz alkol veya propolis özü eklenmesi, mikrobiyal büyümeye karşı korumayı artırır. Bu tür kullanıma hazır duruma getirilmiş ürünler, geniş çapta dağıtılmaktave şu anda çoğunlukla Asya'dan Avrupa, ABD ve bazı Latin Amerika ülkeleri tarafından ithal edilmektedir. Daha yaygın formülasyonlardan biri bal, arı sütü ve ginseng alkol özütünü içerir. Bu ürünler gıda veya ilaç olarak düzenlenmediği için; tüm ürün içeriklerini, özellikle bu sıvı formülasyonlarda gerekli olan farklı koruyucularını etiketlerinde listelemeleri gerekmemektedir.

Enjekte edilebilir kullanıma hazır bir duruma getirilmiş arı sütü ürünlerinin üretimi, kontaminasyon ve toksisite problemlerinden kaçınmak için kalifiye laboratuvarlara bırakılmalıdır. İnsan kullanımı için (enjeksiyon yoluyla) arı sütü ekstraktlarının üretimini koruyan patentler vardır, ancak şimdiye kadar en azından Batı Avrupa'da bu "ilaçlar" için gerçek bir üretim veya kullanım yoktur.

Tıbbi formülasyonlar ve uygulamalarla ilgili kuralların Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'dakilerden çok farklı olduğu Asya ve Doğu Avrupa'da, arı sütünün tıbbi veya sahte tıbbi kullanımı çok daha popülerdir. Afrika'da, gıda takviyesi veya ilaç olarak çok az arı sütü kullanımı bildirilmiştir.

Kozmetikte İçerik Olarak Arı Sütü

Arı sütünün en büyük kullanımı Asya dışında muhtemelen kozmetiktedir. Arı sütü birçok dermatolojik preparatta, ancak çoğunlukla cilt ferahlatma ve cilt yenileme veya gençleştirme için kullanılanlarda bulunur. Ayrıca yanıkları ve diğer yaraları iyileştirmek için kremlerde veya merhemlerde kullanılır. Genellikle çok küçük dozlarda ( % 0,05 ila %1) dahil edilir, ancak nispeten hızlı bir şekilde bozulması muhtemeldir. Etkinliğin kaybolmasına ilişkin kesin veriler mevcut değildir. Arı sütünün dondurularak kurutulmuş hali, kullanım kolaylığı nedeniyle genellikle tercih edilir. 0°C'de karıştırılan bir arı sütü/laktoz macununun arı sütünü stabilize ettiği söylenmektedir (Rubinsstein, 1954). Macun daha sonra kozmetik ürünlere eklenebilir.

Diğerleri

Arı sütünün yukarda anlattıklarımız dışında bilinen diğer tek kullanım alanı hayvan beslenmesidir. Özellikle arı sütü ara sıra (taze veya dondurularak kurutulmuş) yarış atlarını uyarmak için kullanılmıştır. Deneysel amaçlar için, akarları (mayt) ve böcekleri beslemek için bir gıda olarak da kullanılır.

Kaynakça:

  1. Bu yazı Royal Jelly başlıklı yazıdan çevrilerek 3 bölüm şeklinde sizlere sunulmuşltur.
  • Arı Sütü (Royal Jelly): Fiziksel Özellikleri ve Bileşimi başlıklı birinci bölüm yazısına buradan ulaşablirsiniz.
  • Arı Sütü (Royal Jelly): Fizyolojik Etkileri ve Yapılan Bilimsel Çalışmalar başlıklı ikinci bölüm yazısına buradan ulaşablirsiniz.

Bikalite Notu: Bu yazı bir çeviri yazısı olduğundan bazı ifadeler, içerikler ve örnek verilen, yönlendirilen bilgi, belgeler Türkiye için geçerli olmayabilir. Bu yazı bilgi notu olması için çevrilmiştir. Genel sağlığınız için neyin iyi olabileceğini doktorunuza danışarak almanızı tavsiye ederiz. Bu yazıda belirli bir ürün veya hizmetten söz edilmesi veya bir kuruluştan veya profesyonel toplumdan tavsiye alınması, Bikalite'nin o ürün, hizmet veya uzman tavsiyesi için onay verdiği anlamına gelmez.

Uyarı Metni

Takviye Edici Gıda Uyarısı

İlgili Yazılar

Arı Sütü (Royal Jelly): Fiziksel Özellikleri ve Bileşimi
Arı Sütü (Royal Jelly): Fiziksel Özellikleri ve Bileşimi

Arı sütü ile beslenen kraliçenin muhteşem doğurganlığı ve uzun ömrü, insanları arı sütünün insanlarda benzer etkiler yarattığına inandırıyor. Tıklayın!

Arı Sütü (Royal Jelly): Fizyolojik Etkileri ve Yapılan Bilimsel Çalışmalar
Arı Sütü (Royal Jelly): Fizyolojik Etkileri ve Yapılan Bilimsel Çalışmalar

Arı sütünün arı larvaları üzerindeki 'hormonal' etkisi, benzer mucizevi etkinin insanlarda da görülebileceği inancına yol açtı. Detaylar için Tıklayınız!

Etiketler: arı sütü
Kasım 17, 2022
Listeye dön